Rate this!
Add your watchlist!

12 Angry Men (1957)

Rate this!
12 Angry Men
96 mn IMDb: 9.0 Crime, Drama

Director:

Sidney Lumet
A jury holdout attempts to prevent a miscarriage of justice by forcing his colleagues to reconsider the evidence.
A jury holdout attempts to prevent a miscarriage of justice by forcing his colleagues to reconsider the evidence.
REVIEWS (1)
Yeşim Salkım
Yeşim Salkım (28.01.2019 04:28)
Bu filmden çok rahatsızım ve bunu kimseye ifade etmediğim için gelip burada ifade edesim geldi. Peki neden bu film? Rahatsız olduğum tek film bu mu? Elbette hayır. Bu siteye hiçbir hayrı dokunmayacak tek yorum bu filme yapılacak yorum olduğu için ve herkes bu filmi bir şekilde beğendiği için. Şimdi konuyu burdan alıp popülerleşme ve ticari mevzuulara da bağlayabilirim; ama saçmalamanın da bir sınırı var tabii ki!

Mevzu şu ki film güzel (hayır kesinlikle değil). Sıkıntı şu ki tahmin edilebilirliği olan filmler çekilmese de olur yani. Konudur, akıştır, şudur budur beni hiç ilgilendirmiyor. Veya akış dursun, o bana lazım olacak. Şimdi istediğimiz gibi karakterler ve olaylar belirleyebiliriz ama bunlar bir zahmet doğal bir süreçte gerçekleşiyor gibi görünsün. Yani film içerisinde bu doğal görünüyor olsa dahi o sahnenin orada olacağı aleni ise bu yapaylıktan başka bir şey değildir. Ben yönetmenin (veya senaristin) zorlama diyalog ve sahnelerine ( emin olamadığım için ikisini de yazdım aha sinema bilgim de bu kadardır piuuu) maruz kalmak zorunda değilim. İnanın bana eğer kanunkoyucu olsaydım bunu en temel insan haklarından biri olarak belirlerdim. Peki neyden bahsediyorum? Aslında böyle bir kaç sahne var; ama en bilineni şu ırkçı vatandaşın sanığın öldürme beyanıyla ilgili sözlerine yürekten inandıktan sonra beş dakika sonraki kavgada kendisini tutamayıp kızgın kızgın böğürerek öldürmekten bahsetmesi. Yani tam olarak ne oldu burada ben anlayamadım? Filmi durdurup alkışlamam mı gerekiyor? Yoksa "hehehe insan psikolojisi adamı böyle yapar pis ırkçı" demem mi? Veya suratımda mağrur bir ifadeyle "eden bulur" hissiyatının tüm hücrelerime zerk etmesine müsaade mi etmeliyim? Sanırım bu film bu denli beğenildiğine göre bunlardan birini yapmak gerekiyor; ancak sevgili ırkçımız sanıkla ilgili bu konularda atıp tutarken bu sahnenin ortaya çıkacağı kabak gibi belliydi. En sonunda da ağlatıp oy birliğine dahil ettiler herifi.

Hani yapmayın bunları nolur ya. Geleceği belli olan sahneler olmasın. Hem de bu sahneler kötü olanın cezasını bulması şeklinde hiç gerçekleşmesin. Tabii diyeceksiniz ki "bre deyyus 1957 yılında zaten piyasada toplasan beş film vardı ne bekliyorsun?" Susarım. En azından bir süre. "Yani haklısınız da ama o zaman ne diye beğeniyorsunuz" deme hakkımı saklı tutarım. Aramızda 60 yaşında olanlar yoksa tabii.

Neyse filmde ne olacağının ve bazı sahnelerin nasıl olacağının kesinlikle önceden bilinmesi haricinde iyi film. Aslında yalan söyledim, bunlar haricinde de iyi dilm değil. Şu an resmen toplum baskısını üzerimde hissediyorum. İyi film değil demek çok ayrıksılıkmış gibi geliyor; ama napayım yani? Böyle mesajlı masajlı filmlerin dozu ne olursa olsun laçka bir romantizm hissiyatı yaratıyor bende ve inanmazsınız ama gülüyorum. Hani biri ciddi bir şeyler yapmaya çalışırken uyanan gülme isteği.

Neyse neyse şöyle bağlayayım: bence kötü film; ama izleyin hepiniz seversiniz. Lan zaten bu filmi izlemeyen de kalmadı ki. Spoiler kuralları bu site için de geçerli miydi ya hu? Ahahahah. Çıldırmış olmalıyım. Bu filmi sevmeyen taliplerimi bekliyorum.