Rate this!
Add your watchlist!

Sarmaşık (2015)

Rate this!
REVIEWS (1)
molla 7
molla (31.01.2018 20:13)
Bir edebiyatçının Türk öykücülüğünü batılılarla kıyaslarken yorumu:

"Biz yalnızca güzel yazmayı biliyoruz, yazıyoruz da, ama dramatik yapı onlar kadar güçlü, onlar kadar sağlam, onlar kadar can alıcı olamıyor. Hatta bizde herhangi bir yapı olmadan da güzel yazılabiliyor ama bu göründüğü kadar büyük bir meziyet değil."

Bence bu aynı şekilde Türk sineması için de geçerli. Sinema öğrenciliğimden beri durmadan işittiğim söz doğru. Türk sinemasının 3 temel eksiği var: Senaryo, senaryo ve senaryo. 3-5 özel adamın 3-5 özel işi bu durumu kurtarmıyor. Hollywood'un kıçı kırık romantik komedilerinde bile dramatik yapı bizim güncel sinemamızın çoğundan daha iyi.

Onca boktan film varken neden özellikle bu filmin senaryosu hakkında kızgınım derseniz, 1 sevdiğimden, 2 abartıldığından derim efendim. Çok hoş bir film çekmiş Tolga Bey. Çok zevk aldım izlerken. Yönetmen iyi, görüntü yönetmeni zaten ülkenin en iyisi Gökhan Tiryaki, Nuri Bilge Ceylan dijitale geçtiğinden beri onunla çalışıyor, oyuncu yönetimi oyuncular harika, sanat ekibi süper iş çıkarmış, müzik, post prodüksiyon vd. çok üst sınıf, çok incelikli çalışılmış. Filmi yapanların filmle ilgili tutkusunu hissedebiliyorsunuz, yönetmen herkesi tutkusuna ortak etmiş (ki bu yönetmenin en önemli görevlerinden biri bence) yapmış olmak için yapılmış bir iş olmadığı çok açık. Hatta filmin senaryosu da kötü değil aslında.

Gel gelelim film eleştirmeninden sosyal medya yazarına kadar herkesin bu filmin bir Türkiye alegorisi, bir otorite sorgulaması, bir çeşit iktidarla hesaplaşma falan olduğunu yazdığını görünce ben delleniyorum arkadaş.

Baş rolde evlat olsa sevilmeyecek dolandırıcı, tembel, lümpen, yılışık, keş bir Cenk (O şekille neye savaş açacaksa). Bir hiç konuşmayan Kürt (Filmdeki adı da Kürt, hiç konuşmuyor çünkü dili yasaklanmış. Biraz açıktan al be arkadaş o nasıl alegori.) Yaralı parmağa işemeye korkacak Cenk'in yancısı Alper. Otoriteye yakın olma heveslisi, tatsız İslamcı bir tip İsmail. Hem sadık, hem problemli, hem korkak, hem iyi biri hem de içten içe hastalıklı Nadir. Karşılarında da filmde az çok aklı başında olan tek insan Kaptan. (O da otoriteymiş.)

Ya Allah aşkına bu nasıl Türkiye alegorisi. Eldeki sopa ortadan kalkarsa sınıfsal ilişkilerin alacağı şekilden tutun meseleyi ta Gezi olaylarıyla açıklayan mı ararsın, sarmaşığın cesareti simgelediğinden, işçi sınıfı ile ilgili yorumlara kadar neler yazılmış. Valla Yalçın Küçük gibi elimdeki gazeteyi buruşturup atarak "bu ne yaé" diyesim geliyor. Ben filmde ortadan kalkan bir şeyler gördüm ama bu yalnızca karakterlerin zaten oldukları hali daha serbest yaşamalarını sağladı. Ayrıca bu 4 tip dayanışacaksa da dayanışmasın lütfen çünkü bizi de çiğ çiğ yerler.

Valla film iyiydi hoştu ama benim için çok fazla insanın yeteneğini ve emeğini barındıran bir iş saçmasapan bir noktada hiçbir şey söylemeden bitti.